I should like to own myself a conscientious objector.
Kendimi vicdani retçi olarak görmek isterim.
The objector raised several valid points during the debate.
Tartışma sırasında itirazcı, birkaç geçerli nokta gündeme getirdi.
The objector refused to sign the petition.
İtirazcı, dilekçeyi imzarlamak istemedi.
The objector challenged the proposed changes to the policy.
İtirazcı, politika değişikliklerine getirilen önerileri sorguladı.
The objector expressed concerns about the new project.
İtirazcı, yeni proje hakkında endişelerini dile getirdi.
The objector was vocal about their opposition to the new law.
İtirazcı, yeni yasanın karşıtı konusunda sesliydi.
The objector's objections were taken into consideration by the committee.
Komite, itirazcının itirazlarını dikkate aldı.
The objector presented a detailed argument against the proposed budget cuts.
İtirazcı, önerilen bütçe kesintilerine karşı ayrıntılı bir argüman sundu.
The objector was the only one to speak out against the decision.
İtirazcı, karara karşı çıkan tek kişiydi.
The objector's dissenting opinion was noted in the official record.
İtirazcının muhalif görüşü resmi kayıtlara geçirildi.
The objector's objections were overruled by the majority vote.
İtirazcının itirazları çoğunluk oyuyla reddedildi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir