She was a distinguished oceanographer, and a gifted painter into the bargain.
O, seçkin bir oşinograf ve ayrıca yetenekli bir ressamdı.
The oceanographer conducted research on marine biodiversity.
Oşinograf, deniz yaşamının çeşitliliği üzerine araştırmalar yürüttü.
An oceanographer studies the physical and biological aspects of the ocean.
Bir oşinograf, okyanusun fiziksel ve biyolojik yönlerini inceler.
The oceanographer used advanced technology to explore the deep-sea environment.
Oşinograf, derin deniz ortamını keşfetmek için gelişmiş teknoloji kullandı.
Oceanographers often spend time at sea collecting data for their research.
Oşinograflar genellikle araştırmaları için veri toplamak için denizde zaman geçirirler.
The oceanographer's work contributes to our understanding of the ocean's ecosystems.
Oşinografın çalışması, okyanus ekosistemlerimizi anlamamıza katkıda bulunur.
To become an oceanographer, one needs a strong background in science and research.
Bir oşinograf olmak için güçlü bir bilim ve araştırma geçmişine sahip olmak gerekir.
Oceanographers play a crucial role in monitoring and predicting changes in the ocean environment.
Oşinograflar, okyanus ortamındaki değişiklikleri izlemekte ve tahmin etmekte önemli bir rol oynarlar.
The oceanographer's findings were published in a prestigious scientific journal.
Oşinografın bulguları prestijli bir bilimsel dergide yayınlandı.
An oceanographer may specialize in areas such as marine geology or oceanography.
Bir oşinograf, deniz jeolojisi veya oşinografi gibi alanlarda uzmanlaşabilir.
Oceanographers use various tools and instruments to study the ocean's properties.
Oşinograflar, okyanusun özelliklerini incelemek için çeşitli araçlar ve cihazlar kullanır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir