outcomings

[US]/ˈaʊtˌkʌmɪŋ/
[UK]/ˈaʊtˌkʌmɪŋ/

Translation

adj. sonuçlanan veya gelecek olan

Phrases & Collocations

outcoming event

çıkan etkinlik

outcoming message

çıkacak mesaj

outcoming report

çıkacak rapor

outcoming call

çıkacak çağrı

outcoming project

çıkacak proje

outcoming schedule

çıkacak program

outcoming deadline

çıkacak son tarih

outcoming product

çıkacak ürün

outcoming news

çıkacak haberler

outcoming updates

çıkacak güncellemeler

Example Sentences

her outcoming personality makes her very approachable.

Dışa dönük kişiliği onu çok yaklaşılabilir yapıyor.

the outcoming event attracted many participants.

Çıkan etkinlik birçok katılımcıyı çekti.

he has an outcoming nature that draws people to him.

İnsanları kendisine çeken dışa dönük bir doğası var.

the outcoming trends in fashion are quite interesting this season.

Bu sezon çıkan moda trendleri oldukça ilginç.

her outcoming attitude helped her make new friends quickly.

Dışa dönük tavırları sayesinde yeni arkadaşlar edinmesini kolaylaştırdı.

the outcoming schedule for the project is very tight.

Proje için çıkan program çok yoğun.

we are looking forward to the outcoming changes in the company.

Şirketteki çıkan değişiklikleri merakla bekliyoruz.

his outcoming remarks during the meeting were well received.

Toplantıdaki çıkan yorumları iyi karşılandılar.

the outcoming results of the survey will be published next week.

Anketin çıkan sonuçları gelecek hafta yayınlanacak.

her outcoming spirit is infectious and motivates others.

Dışa dönük ruhu bulaşıcı ve diğer insanları motive ediyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now