outspokenness

[US]/aʊtˈspəʊkənnəs/
[UK]/aʊtˈspəʊkənnəs/
Frequency: Very High

Translation

n. samimiyet, açıkça konuşma
Word Forms

Example Sentences

Her outspokenness often gets her into trouble.

Açık sözlü olması sık sık başını belaya sokuyor.

Politicians are known for their outspokenness in public speeches.

Politikacılar, kamusal konuşmalarda açık sözlü olmalarıyla tanınırlar.

His outspokenness on social issues has gained him a large following.

Sosyal konulardaki açık sözlülüğü onu geniş bir takipçi kitlesi kazanmasını sağladı.

The journalist's outspokenness made her a respected figure in the industry.

Gazetecinin açık sözlülüğü, onu sektörde saygın bir figür haline getirdi.

Despite her outspokenness, she is a good listener.

Açık sözlü olmasına rağmen, iyi bir dinleyici.

Her outspokenness is often mistaken for rudeness.

Açık sözlülüğü çoğu zaman kaba olarak yorumlanır.

His outspokenness on the topic sparked a heated debate.

Konuyla ilgili açık sözlülüğü, hararetli bir tartışmayı başlattı.

The professor's outspokenness in class encouraged students to speak up.

Profesörün dersteki açık sözlülüğü, öğrencileri konuşmaya teşvik etti.

She is known for her fearless outspokenness in standing up for what she believes in.

İnanılmaz cesaretle savunduğu şeyleri savunmasındaki açık sözlülüğüyle tanınır.

His outspokenness on environmental issues has led to positive changes in policy.

Çevre sorunları konusundaki açık sözlülüğü, politika alanında olumlu değişikliklere yol açtı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now