ouzel

[US]/ˈaʊ.zəl/
[UK]/ˈaʊ.zəl/
Frequency: Very High

Translation

n. bir tür siyah kuş; ouzel kuşu
Word Forms
Pluralouzels

Phrases & Collocations

black ouzel

siyah üskümrüm

ouzel song

üskümrüm şarkısı

mountain ouzel

dağ üskümrümü

ouzel habitat

üskümrüm yaşam alanı

ouzel nest

üskümrüm yuvası

ouzel call

üskümrüm sesi

ouzel feathers

üskümrüm tüyleri

ouzel migration

üskümrüm göçü

ouzel behavior

üskümrüm davranışı

ouzel sighting

üskümrüm gözlemi

Example Sentences

the ouzel is often found near clean rivers.

Kırlangıç genellikle temiz nehirlerin yakınında bulunur.

many birdwatchers are excited to spot an ouzel.

Birçok kuş gözlemcisi bir kırlangıç görmekten heyecan duyar.

the ouzel has a distinctive song that echoes in the mountains.

Kırlangıç'ın dağlarda yankılanan kendine özgü bir şarkısı vardır.

ouzels are important indicators of river health.

Kırlangıçlar, nehir sağlığının önemli göstergeleridir.

we spotted an ouzel while hiking along the trail.

Parkur boyunca yürüyüş yaparken bir kırlangıç gördük.

the ouzel's diet mainly consists of insects and small fish.

Kırlangıç'ın beslenmesi ağırlıklı olarak böcek ve küçük balıklardan oluşur.

in folklore, the ouzel is often considered a symbol of good luck.

Halk hikayelerinde, kırlangıç genellikle iyi şansın bir sembolü olarak kabul edilir.

ouzels build their nests near water to protect their young.

Kırlangıçlar, gençlerini korumak için yuvalarını suya yakın yerlerde inşa eder.

the sight of an ouzel can brighten anyone's day.

Bir kırlangıç görmesi herkesin gününü aydınlatabilir.

conservation efforts are crucial to protect the ouzel's habitat.

Kırlangıç'ın yaşam alanını korumak için koruma çabaları çok önemlidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now