owlets

[US]/ˈaʊlɪt/
[UK]/ˈaʊlɪt/
Frequency: Very High

Translation

n. küçük baykuş; genç baykuş veya yavru baykuş

Phrases & Collocations

little owlet

küçük baykuş

baby owlet

bebek baykuş

spotted owlet

lekeli baykuş

cute owlet

sevimli baykuş

tawny owlet

sarı baykuş

owlet nest

baykuş yuvası

owlet call

baykuş sesi

owlet sighting

baykuş gözlemi

owlet habitat

baykuş yaşam alanı

owlet food

baykuş yiyeceği

Example Sentences

the owlet sat quietly in the tree.

Baykuş yavrusu ağaçta sessizce oturdu.

we spotted an owlet during our night walk.

Gece yürüyüşümüz sırasında bir baykuş yavrusu fark ettik.

the mother owl brought food to her owlet.

Anne baykuş yavrusaına yiyecek getirdi.

owlets are known for their big, round eyes.

Baykuş yavruları büyük, yuvarlak gözleriyle tanınır.

the owlet's feathers were soft and fluffy.

Baykuş yavrusaının tüyleri yumuşak ve tüylüydü.

we watched the owlet learn to fly.

Baykuş yavrusaının uçmayı öğrenmesini izledik.

owlets often make cute, squeaky sounds.

Baykuş yavruları genellikle sevimli, cıvıltılı sesler çıkarır.

the owlet was hidden among the branches.

Baykuş yavrusu dalların arasında gizlenmişti.

seeing an owlet is a rare and special experience.

Bir baykuş yavrusu görmek nadir ve özel bir deneyimdir.

we took pictures of the owlet in the wild.

Yaban'da baykuş yavrusaının fotoğraflarını çektik.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now