paisible afternoon
Türkçe_çevirisi
paisible silence
Türkçe_çevirisi
paisible evening
Türkçe_çevirisi
paisible existence
Türkçe_çevirisi
being paisible
Türkçe_çevirisi
paisible atmosphere
Türkçe_çevirisi
paisible community
Türkçe_çevirisi
paisible agreement
Türkçe_çevirisi
paisible transition
Türkçe_çevirisi
paisible coexistence
Türkçe_çevirisi
the paisible village lay nestled among the rolling hills.
Yuvarlanan tepelerin arasında yer alan huzurlu köy.
she enjoyed a paisible afternoon reading by the tranquil lake.
Sakin gölün yanında huzurlu bir öğleden sonra kitap okumaktan keyif aldı.
the paisible garden became her favorite place for meditation.
Huzurlu bahçe meditasyon için en sevdiği yer haline geldi.
they spent paisible days fishing by the gentle river.
Hafif akan nehirde balık tutarak huzurlu günler geçirdiler.
a paisible silence filled the ancient cathedral.
Kadim katedrali huzurlu bir sessizlik kapladı.
the paisible nature of the countryside captivated every visitor.
Kırsalın huzurlu doğası her ziyaretçiyi büyüledi.
he found the paisible rhythm of ocean waves deeply relaxing.
Okyanus dalgalarının huzurlu ritmini derinlemesine rahatlatıcı buldu.
a paisible smile appeared on the sleeping child's face.
Uyuyan çocuğun yüzünde huzurlu bir gülümseme belirdi.
the paisible forest path led to a hidden waterfall.
Huzurlu orman yolu gizli bir şelaleye götürüyordu.
they maintained a paisible relationship despite their busy lives.
Yoğun hayatlarına rağmen huzurlu bir ilişki sürdürdüler.
the paisible evening was perfect for stargazing.
Huzurlu akşam yıldızları izlemek için mükemmeldi.
she created a paisible atmosphere in her home office.
Ev ofisinde huzurlu bir atmosfer yarattı.
the paisible mountains offered escape from city chaos.
Huzurlu dağlar şehir karmaşasından kaçış sundu.
paisible afternoon
Türkçe_çevirisi
paisible silence
Türkçe_çevirisi
paisible evening
Türkçe_çevirisi
paisible existence
Türkçe_çevirisi
being paisible
Türkçe_çevirisi
paisible atmosphere
Türkçe_çevirisi
paisible community
Türkçe_çevirisi
paisible agreement
Türkçe_çevirisi
paisible transition
Türkçe_çevirisi
paisible coexistence
Türkçe_çevirisi
the paisible village lay nestled among the rolling hills.
Yuvarlanan tepelerin arasında yer alan huzurlu köy.
she enjoyed a paisible afternoon reading by the tranquil lake.
Sakin gölün yanında huzurlu bir öğleden sonra kitap okumaktan keyif aldı.
the paisible garden became her favorite place for meditation.
Huzurlu bahçe meditasyon için en sevdiği yer haline geldi.
they spent paisible days fishing by the gentle river.
Hafif akan nehirde balık tutarak huzurlu günler geçirdiler.
a paisible silence filled the ancient cathedral.
Kadim katedrali huzurlu bir sessizlik kapladı.
the paisible nature of the countryside captivated every visitor.
Kırsalın huzurlu doğası her ziyaretçiyi büyüledi.
he found the paisible rhythm of ocean waves deeply relaxing.
Okyanus dalgalarının huzurlu ritmini derinlemesine rahatlatıcı buldu.
a paisible smile appeared on the sleeping child's face.
Uyuyan çocuğun yüzünde huzurlu bir gülümseme belirdi.
the paisible forest path led to a hidden waterfall.
Huzurlu orman yolu gizli bir şelaleye götürüyordu.
they maintained a paisible relationship despite their busy lives.
Yoğun hayatlarına rağmen huzurlu bir ilişki sürdürdüler.
the paisible evening was perfect for stargazing.
Huzurlu akşam yıldızları izlemek için mükemmeldi.
she created a paisible atmosphere in her home office.
Ev ofisinde huzurlu bir atmosfer yarattı.
the paisible mountains offered escape from city chaos.
Huzurlu dağlar şehir karmaşasından kaçış sundu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir