palenesses

[US]/ˈpeɪl.nəs.ɪz/
[UK]/ˈpeɪl.nəs.ɪz/

Translation

n. solgun olma durumu; renk veya parlaklık eksikliği; açık veya solmuş bir renge sahip olma durumu

Phrases & Collocations

fading palenesses

solan solgunluklar

extreme palenesses

aşırı solgunluklar

subtle palenesses

ince solgunluklar

varying palenesses

değişen solgunluklar

unusual palenesses

alışılmadık solgunluklar

noticeable palenesses

görünür solgunluklar

perceived palenesses

algılanan solgunluklar

natural palenesses

doğal solgunluklar

seasonal palenesses

mevsimsel solgunluklar

cultural palenesses

kültürel solgunluklar

Example Sentences

her paleness was striking against the dark background.

koyu arka planın karşısında solukluğu dikkat çekiciydi.

the artist captured the paleness of the moon beautifully.

sanatçı, ayın solukluğunu güzel bir şekilde yakalamış.

his paleness indicated that he might be unwell.

solukluğu, onun hasta olabileceğini gösteriyordu.

she wore a dress that complemented her paleness.

soluklığı tamamlayan bir elbise giymişti.

the paleness of the sky signaled an approaching storm.

gökkyüzünün solukluğu yaklaşan bir fırtınayı işaret ediyordu.

his paleness made him look like a ghost.

solukluğu onu bir hayalet gibi görünmesini sağladı.

the paleness of her skin contrasted with her dark hair.

derisi soluktu ve bu, koyu saçlarıyla zıtlık oluşturuyordu.

they discussed the paleness of the landscape in winter.

kışın manzaranın solukluğunu konuştular.

the paleness of the flowers added a serene touch to the garden.

çiçeklerin solukluğu bahçeye sakin bir dokunuş kattı.

his paleness suggested he had been indoors for too long.

solukluğu, uzun zamandır içeride olduğunu gösteriyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now