parlances

[US]/ˈpɑːlənsɪz/
[UK]/ˈpɑrlənsɪz/

Translation

n. kendini ifade etme veya konuşma yolları; belirli dil veya lehçe biçimleri; konuşma tarzı

Phrases & Collocations

common parlances

yaygın söylemler

legal parlances

hukuki söylemler

technical parlances

teknik söylemler

everyday parlances

gündelik söylemler

regional parlances

bölgesel söylemler

academic parlances

akademik söylemler

informal parlances

gayri resmi söylemler

business parlances

iş söylemleri

cultural parlances

kültürel söylemler

political parlances

siyasi söylemler

Example Sentences

in legal parlances, the term "negligence" has a specific meaning.

hukuki terimlerde, "ihmal" teriminin belirli bir anlamı vardır.

the artist's work reflects the parlances of modern society.

sanatçının eserleri modern toplumun parlancelerini yansıtmaktadır.

different parlances can lead to misunderstandings.

farklı parlanceler yanlış anlamalara yol açabilir.

in diplomatic parlances, clarity is essential.

diplomatik parlancelerde, açıklık esastır.

he is fluent in the parlances of both business and technology.

hem iş hem de teknoloji parlancelerinde akıcıdır.

colloquial parlances often vary from region to region.

gayri resmi parlanceler bölgeden bölgeye sık sık değişir.

the teacher encouraged students to explore different literary parlances.

öğretmen öğrencileri farklı edebi parlanceleri araştırmaya teşvik etti.

understanding cultural parlances can enhance communication.

kültürel parlanceleri anlamak iletişimi geliştirebilir.

he used technical parlances that confused the audience.

seyirciyi karıştıran teknik parlanceler kullandı.

in academic parlances, precision is crucial.

akademik parlancelerde, kesinlik çok önemlidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now