parrakeet

[US]/ˈpærəkiːt/
[UK]/ˈpærəˌkit/

Translation

n. küçük bir papağan, genellikle evcil hayvan olarak beslenir
Word Forms

Phrases & Collocations

green parrakeet

yeşil papağan

parrakeet cage

papağan kafesi

parrakeet food

papağan yemi

parrakeet pet

papağan evcil hayvanı

parrakeet toys

papağan oyuncakları

parrakeet colors

papağan renkleri

parrakeet species

papağan türleri

parrakeet breeding

papağan üremesi

parrakeet sounds

papağan sesleri

parrakeet behavior

papağan davranışı

Example Sentences

my parrakeet loves to sing in the morning.

Papağanım sabahları şarkı söylemeyi çok sever.

we bought a colorful parrakeet for our new home.

Yeni evimiz için rengarenk bir papağan aldık.

parrakeets are known for their playful nature.

Papağanlar oyuncu doğalarıyla tanınırlar.

training a parrakeet requires patience and consistency.

Bir papağanı eğitmek sabır ve tutarlılık gerektirir.

my friend has a parrakeet that can mimic sounds.

Arkadaşımın sesleri taklit edebilen bir papağanı var.

feeding a parrakeet a balanced diet is essential.

Bir papağanı dengeli bir diyetle beslemek önemlidir.

parrakeets enjoy socializing with their owners.

Papağanlar sahipleriyle sosyalleşmeyi severler.

we take our parrakeet outside for fresh air.

Papağanımızı temiz hava almak için dışarı çıkarırız.

parrakeets can live for many years with proper care.

Papağanlar uygun bakımla uzun yıllar yaşayabilirler.

it's important to provide toys for your parrakeet.

Papağanınız için oyuncak sağlamak önemlidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now