partisanships

[ABD]/'pɑrtəzən,ʃɪp/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. belirli bir partiye veya amaca karşı eğilim

Örnek Cümleler

Political partisanship often leads to gridlock in the legislative process.

Siyasi çekişmeler, genellikle yasama sürecinde tıkanmalara yol açar.

Partisanship can create divisions among people with differing opinions.

Partisizlik, farklı görüşlere sahip insanlar arasında ayrılıklara neden olabilir.

The media's partisanship can influence public perception of current events.

Medyanın partisizliği, güncel olayların kamuoyu algısını etkileyebilir.

Partisanship in sports can lead to intense rivalries between teams.

Sporlardaki partisizlik, takımlar arasında yoğun rekabetlere yol açabilir.

Partisanship in the workplace can hinder collaboration and teamwork.

İşyerindeki partisizlik, işbirliğini ve ekip çalışmasını engelleyebilir.

The debate was marked by intense partisanship, with each side unwilling to compromise.

Tartışma, her tarafın taviz vermemeye istekli olduğu yoğun bir partisizlikle işaretlendi.

Partisanship often influences voting behavior in elections.

Partisizlik, seçimlerdeki oy davranışını sık sık etkiler.

The company's decision-making process was marred by internal partisanship.

Şirketin karar alma süreci, iç çekişmelerle gölgelendi.

Partisanship can cloud judgment and prevent rational decision-making.

Partisizlik, yargıyı bulandırabilir ve rasyonel karar vermeyi engelleyebilir.

The organization aims to reduce partisanship and promote unity among its members.

Kurum, partisizliği azaltmayı ve üyeleri arasında birlikliği teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir