| Plural | pearmains |
pearmain tree
pearmain ağacı
pearmain variety
pearmain çeşidi
pearmain fruit
pearmain meyvesi
pearmain harvest
pearmain hasadı
pearmain orchard
pearmain bahçesi
pearmain cider
pearmain elma şırası
pearmain season
pearmain mevsimi
pearmain blossom
pearmain çiçeği
pearmain slice
pearmain dilimi
pearmain flavor
pearmain lezzeti
she decided to pearmain her focus on her studies.
odak noktasını çalışmalarına yoğunlaştırmaya karar verdi.
the pearmain of the project is to improve community health.
projenin amacı toplum sağlığını iyileştirmektir.
we need to pearmain our efforts towards sustainability.
sürdürülebilirlik yönünde çabalarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor.
his pearmain interest lies in renewable energy.
ana ilgi alanı yenilenebilir enerji.
they will pearmain their discussions until a decision is made.
karar verilene kadar tartışmalarını yoğunlaştıracaklar.
it’s important to pearmain clarity in communication.
iletişimde netliği yoğunlaştırmak önemlidir.
to succeed, you must pearmain your goals.
başarabilmek için hedeflerinize yoğunlaşmalısınız.
her pearmain concern is the welfare of her family.
en büyük endişesi ailesinin refahıdır.
we should pearmain our resources for the upcoming event.
yaklaşan etkinlik için kaynaklarımızı yoğunlaştırmalıyız.
the pearmain challenge is to stay motivated.
en büyük zorluk motivasyonu korumaktır.
pearmain tree
pearmain ağacı
pearmain variety
pearmain çeşidi
pearmain fruit
pearmain meyvesi
pearmain harvest
pearmain hasadı
pearmain orchard
pearmain bahçesi
pearmain cider
pearmain elma şırası
pearmain season
pearmain mevsimi
pearmain blossom
pearmain çiçeği
pearmain slice
pearmain dilimi
pearmain flavor
pearmain lezzeti
she decided to pearmain her focus on her studies.
odak noktasını çalışmalarına yoğunlaştırmaya karar verdi.
the pearmain of the project is to improve community health.
projenin amacı toplum sağlığını iyileştirmektir.
we need to pearmain our efforts towards sustainability.
sürdürülebilirlik yönünde çabalarımızı yoğunlaştırmamız gerekiyor.
his pearmain interest lies in renewable energy.
ana ilgi alanı yenilenebilir enerji.
they will pearmain their discussions until a decision is made.
karar verilene kadar tartışmalarını yoğunlaştıracaklar.
it’s important to pearmain clarity in communication.
iletişimde netliği yoğunlaştırmak önemlidir.
to succeed, you must pearmain your goals.
başarabilmek için hedeflerinize yoğunlaşmalısınız.
her pearmain concern is the welfare of her family.
en büyük endişesi ailesinin refahıdır.
we should pearmain our resources for the upcoming event.
yaklaşan etkinlik için kaynaklarımızı yoğunlaştırmalıyız.
the pearmain challenge is to stay motivated.
en büyük zorluk motivasyonu korumaktır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir