peepers

[US]/ˈpiːpəz/
[UK]/ˈpipərz/
Frequency: Very High

Translation

n. başkalarını gizlice izleyen biri; özel dedektif

Phrases & Collocations

curious peepers

meraklı gözler

little peepers

küçük gözler

peepers open

gözler açık

peepers closed

gözler kapalı

bright peepers

parlak gözler

peepers watching

gözler izliyor

peepers peeking

gözler gizlice bakıyor

wide peepers

geniş gözler

peepers spying

gözler casusluk yapıyor

happy peepers

mutlu gözler

Example Sentences

my peepers are tired after staring at the screen all day.

Ekranın başına bütün gün bakmaktan gözlerim yoruldu.

those peepers of yours are really bright and curious.

Gözlerin gerçekten parlak ve meraklı.

she wore sunglasses to protect her peepers from the sun.

Gözlerini güneşten korumak için güneş gözlüğü taktı.

he has beautiful peepers that sparkle in the light.

Işığın içinde parıldayan güzel gözleri var.

don't forget to clean your peepers regularly.

Gözlerini düzenli olarak temizlemeyi unutma.

she caught him staring at her peepers during the meeting.

Onu toplantı sırasında gözlerine baktığı sırada yakaladı.

her peepers lit up when she saw the surprise party.

Sürpriz partiyi gördüğünde gözleri parladı.

he squinted his peepers against the bright sunlight.

Parlak güneş ışığına karşı gözlerini kırpıştırdı.

she has a way of making her peepers look larger with makeup.

Makyajla gözlerini daha büyük göstermeyi biliyor.

my peepers are sensitive to bright lights.

Gözlerim parlak ışıklara karşı hassas.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now