high perceptivenesses
yüksek algılama yetenekleri
social perceptivenesses
sosyal algılama yetenekleri
emotional perceptivenesses
duygusal algılama yetenekleri
cognitive perceptivenesses
bilişsel algılama yetenekleri
artistic perceptivenesses
sanatsal algılama yetenekleri
cultural perceptivenesses
kültürel algılama yetenekleri
intellectual perceptivenesses
zekâsel algılama yetenekleri
personal perceptivenesses
kişisel algılama yetenekleri
environmental perceptivenesses
çevresel algılama yetenekleri
situational perceptivenesses
durumsal algılama yetenekleri
her perceptivenesses allow her to understand people's feelings easily.
Onun sezgileri, insanların duygularını kolayca anlamasına olanak tanır.
developing perceptivenesses can enhance your interpersonal skills.
Sezgileri geliştirmek, kişilerarası becerilerinizi geliştirebilir.
his perceptivenesses in business negotiations are impressive.
İş görüşmelerinde onun sezgileri etkileyici.
she has a unique perceptivenesses that helps her solve complex problems.
Karmaşık sorunları çözmesine yardımcı olan eşsiz sezgileri var.
perceptivenesses are crucial for successful leadership.
Sezgiler, başarılı liderlik için çok önemlidir.
his perceptivenesses about human behavior make him a great psychologist.
İnsan davranışları hakkındaki sezgileri onu harika bir psikolog yapıyor.
she often relies on her perceptivenesses to make decisions.
Karar verirken genellikle sezgilerine güvenir.
training can improve your perceptivenesses in various situations.
Eğitim, çeşitli durumlarda sezgilerinizi geliştirebilir.
his perceptivenesses helped him avoid potential conflicts.
Sezgileri, olası çatışmalardan kaçınmasına yardımcı oldu.
perceptivenesses are essential for understanding diverse cultures.
Sezgiler, farklı kültürleri anlamak için çok önemlidir.
high perceptivenesses
yüksek algılama yetenekleri
social perceptivenesses
sosyal algılama yetenekleri
emotional perceptivenesses
duygusal algılama yetenekleri
cognitive perceptivenesses
bilişsel algılama yetenekleri
artistic perceptivenesses
sanatsal algılama yetenekleri
cultural perceptivenesses
kültürel algılama yetenekleri
intellectual perceptivenesses
zekâsel algılama yetenekleri
personal perceptivenesses
kişisel algılama yetenekleri
environmental perceptivenesses
çevresel algılama yetenekleri
situational perceptivenesses
durumsal algılama yetenekleri
her perceptivenesses allow her to understand people's feelings easily.
Onun sezgileri, insanların duygularını kolayca anlamasına olanak tanır.
developing perceptivenesses can enhance your interpersonal skills.
Sezgileri geliştirmek, kişilerarası becerilerinizi geliştirebilir.
his perceptivenesses in business negotiations are impressive.
İş görüşmelerinde onun sezgileri etkileyici.
she has a unique perceptivenesses that helps her solve complex problems.
Karmaşık sorunları çözmesine yardımcı olan eşsiz sezgileri var.
perceptivenesses are crucial for successful leadership.
Sezgiler, başarılı liderlik için çok önemlidir.
his perceptivenesses about human behavior make him a great psychologist.
İnsan davranışları hakkındaki sezgileri onu harika bir psikolog yapıyor.
she often relies on her perceptivenesses to make decisions.
Karar verirken genellikle sezgilerine güvenir.
training can improve your perceptivenesses in various situations.
Eğitim, çeşitli durumlarda sezgilerinizi geliştirebilir.
his perceptivenesses helped him avoid potential conflicts.
Sezgileri, olası çatışmalardan kaçınmasına yardımcı oldu.
perceptivenesses are essential for understanding diverse cultures.
Sezgiler, farklı kültürleri anlamak için çok önemlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir