a personable young man
samimi bir genç adam
And extroverts also tend to be more personable, faster to charm, soakers of attention. while introverts often are alone in a corner.
Dışa dönükler genellikle daha sempatik, daha hızlı baştan çıkarıcı ve dikkat çekicidirler. İç eçeleyenler ise genellikle köşede yalnız kalırlar.
She is known for her personable nature.
Kişiliği samimiyetiyle tanınıyor.
He has a personable smile that lights up the room.
Odayı aydınlatan samimi bir gülümüse var.
A personable attitude can make a big difference in customer service.
Samimi bir tutum, müşteri hizmetlerinde büyük bir fark yaratabilir.
Being personable is an important quality for a salesperson.
Samimi olmak, bir satış elemanı için önemli bir özelliktir.
She has a personable way of making everyone feel welcome.
Herkesi hoşnut hissettirme konusunda samimi bir yaklaşımı var.
A personable demeanor can help in building strong relationships.
Samimi bir tavır, güçlü ilişkiler kurmaya yardımcı olabilir.
He is not only intelligent but also personable.
O sadece zeki değil, aynı zamanda samimi.
A personable leader can inspire and motivate their team.
Samimi bir lider, ekibini ilham verebilir ve motive edebilir.
She has a personable way of connecting with others.
Başkalarıyla bağlantı kurma konusunda samimi bir yolu var.
His personable charm makes him a favorite among colleagues.
Samimi çekiciliği onu iş arkadaşları arasında bir favori yapıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir