pines

[US]/[ˈpaɪnz]/
[UK]/[ˈpaɪnz]/
Frequency: Very High

Translation

n. iğne şeklinde yapraklı ve koni taşıyan uzun ömürlü bir ağaç; sığla ağaçlarından elde edilen ahşap; bir baş kısmı ve sivri ucuna sahip küçük bir metal tutturucu
v. bir şeyi iğne veya iğnelerle sabitlemek; (sığla ağacının) iğneleriyle kaplanmak

Phrases & Collocations

pine trees

çam ağaçları

pine cone

çam tohumu

pined away

çamlandı

pine needles

çam sapları

pine forest

çam ormanı

pine scent

çam koku

pines grow

çam ağaçları büyür

pine wood

çam tahtası

Example Sentences

the hiking trail wound through a forest of tall pines.

Yürüyüş yolu, uzun uzun pinaların içinde dolanıyordu.

we gathered around the pines to escape the afternoon sun.

Öğleden sonra güneşten kaçmak için pinalar etrafında toplandık.

the scent of pines filled the crisp mountain air.

Sık sık pinaların kokusu dağ havasını doldurdu.

the children built a fort among the pines.

Çocuklar pinalar arasında bir kule inşa etti.

we admired the snow-covered pines on the mountaintop.

Dağın zirvesindeki karla kaplı pinaları sevdik.

the campground was nestled among the pines and firs.

Kamp alan, pinalar ve kavaklar arasında yer alıyordu.

the wind rustled through the branches of the pines.

Rüzgar pinaların dallarında çınlıyordu.

we saw several pine warblers flitting among the pines.

Pinalar arasında birkaç tane kara kuyruk güvercin gözdük.

the cabin was surrounded by a dense stand of pines.

Kabini sık sık pinalar çevreliyordu.

we collected pine cones to decorate our christmas tree.

Christmas ağacımızı süslemek için kara kuyruk topladık.

the lumber mill processed the fallen pines.

Şişme pinaları işleniyor.

the artist painted a landscape featuring majestic pines.

Sanatçı, anlamlı pinaları içeren bir manzarayı boyadı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now