piqued

[US]/piːkt/
[UK]/piːkt/
Frequency: Very High

Translation

adj. rahatsız; memnuniyetsiz
n. öfke; can sıkıntısı
v. birinin gururunu incitmek; merak uyandırmak

Phrases & Collocations

piqued interest

merak uyandırdı

piqued curiosity

merak uyandırdı

piqued attention

dikkat çekti

piqued emotions

duyguları harekete geçirdi

piqued feelings

duyguları harekete geçirdi

piqued desire

arzu uyandırdı

piqued enthusiasm

heves uyandırdı

piqued suspicion

şüphe uyandırdı

piqued imagination

hayal gücünü harekete geçirdi

Example Sentences

her curiosity was piqued by the mysterious book.

Gizemli kitap onun merakını uyandırdı.

the news article piqued my interest in the topic.

Haber makalesi o konuyla ilgili ilgimi uyandırdı.

his unusual behavior piqued everyone's curiosity.

Onun alışılmadık davranışları herkesin merakını uyandırdı.

the trailer for the movie piqued my excitement.

Filmin fragmanı heyecanımı uyandırdı.

she asked a question that piqued my curiosity.

Merakımı uyandıran bir soru sordu.

the art exhibit piqued my interest in modern art.

Sanat sergisi modern sanatla ilgili ilgimi uyandırdı.

the lecture piqued my interest in environmental issues.

Ders çevresel sorunlarla ilgili ilgimi uyandırdı.

his comment piqued her suspicion about his motives.

Onun yorumu, onun niyetleri hakkında şüphelerini uyandırdı.

the book's intriguing cover piqued my desire to read it.

Kitabın ilgi çekici kapağı onu okuma isteğimi uyandırdı.

her unique perspective piqued my interest in the discussion.

Onun benzersiz bakış açısı tartışma konusundaki ilgimi uyandırdı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now