placability of nature
doğanın sakinleştirilebilirliği
placability of fate
kaderin sakinleştirilebilirliği
placability in conflict
çatışmalardaki sakinleştirilebilirlik
placability of spirit
ruhun sakinleştirilebilirliği
placability of emotions
duyguların sakinleştirilebilirliği
placability of people
insanların sakinleştirilebilirliği
placability in negotiations
müzakerelerdeki sakinleştirilebilirlik
placability of circumstances
koşulların sakinleştirilebilirliği
placability in relationships
ilişkilerdeki sakinleştirilebilirlik
his placability made it easy for others to approach him.
Onun sabrı, başkalarının ona yaklaşmasını kolaylaştırdı.
despite her anger, her placability surprised everyone.
Öfkesine rağmen, onun sabrıyla herkes şaşırdı.
the placability of the crowd was evident during the peaceful protest.
Kalabalığın sabrının barışçıl protesto sırasında belirgin olduğu açıktı.
his placability in negotiations led to a successful agreement.
Pazarlıklarda onun sabrı başarılı bir anlaşmaya yol açtı.
she admired his placability, especially in challenging situations.
Zorlu durumlarda bile onun sabrını takdir etti.
the teacher's placability helped create a supportive classroom environment.
Öğretmenin sabrıyla destekleyici bir sınıf ortamı yaratılmasına yardımcı oldu.
his placability was a key factor in maintaining team harmony.
Onun sabrısı, ekip uyumunu korumada önemli bir faktördü.
they appreciated her placability during the heated discussions.
Sıcak tartışmalar sırasında onun sabrını takdir ettiler.
her placability often diffused potential conflicts before they escalated.
Onun sabrısı, potansiyel çatışmaları tırmanmadan önce sıklıkla yatıştırdı.
his placability made him a beloved figure in the community.
Onun sabrısı, onu toplumda sevilen bir figür yaptı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir