placable friend
uzlaşabilir arkadaş
placable nature
uzlaşılabilir doğa
placable attitude
uzlaşılabilir tutum
placable response
uzlaşılabilir tepki
placable spirit
uzlaşılabilir ruh
placable heart
uzlaşılabilir kalp
placable demeanor
uzlaşılabilir davranış
placable disposition
uzlaşılabilir mizaç
placable personality
uzlaşılabilir kişilik
placable character
uzlaşılabilir karakter
the placable nature of the negotiator helped resolve the conflict quickly.
Müzakerenin uzlaşılabilir yapısı, çatışmayı hızla çözmeye yardımcı oldu.
she had a placable demeanor, making her easy to talk to.
Sakin bir duruşu vardı, bu da onunla konuşmayı kolaylaştırdı.
his placable attitude towards criticism made him a great team player.
Eleştiriye karşı uzlaşmacı tavrı onu harika bir takım oyuncusu yaptı.
despite the heated argument, he remained placable and composed.
Hararetli tartışmaya rağmen, uzlaşmacı ve sakin kaldı.
the placable child quickly forgave his friend after the fight.
Uzlaşmacı çocuk, kavga sonrası arkadaşını hızla affetti.
her placable spirit made her a beloved leader.
Onun uzlaşmacı ruhu onu sevilen bir lider yaptı.
in negotiations, a placable attitude can lead to better outcomes.
Müzakerelerde, uzlaşmacı bir tutum daha iyi sonuçlara yol açabilir.
he was known for his placable disposition, even in tough situations.
Zorlu durumlarda bile uzlaşmacı yapısıyla tanınıyordu.
the placable response from the audience encouraged the speaker.
Seyirciden gelen uzlaşmacı tepki konuşmacıyı cesaretlendirdi.
her placable personality made her a perfect mediator.
Onun uzlaşmacı kişiliği onu mükemmel bir arabulucu yaptı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir