playmakers

[ABD]/'pleɪmeɪkə/
[İngiltere]/'plemekɚ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. sahada takımın hücumunu yönlendiren bir oyuncu (örneğin basketbol, hokey vb.)

İfadeler ve Kalıplar

creative playmaker

yaratıcı oyun kurucu

Örnek Cümleler

The playmaker orchestrated a brilliant goal-scoring opportunity for his team.

Oyun kurucusu, takımı için harika bir gol pozisyonu yarattı.

He is known as a creative playmaker on the basketball court.

Basketbol sahasında yaratıcı bir oyun kurucu olarak tanınıyor.

The playmaker's vision and passing ability set him apart from other players.

Oyun kurucusunun vizyonu ve pas yeteneği onu diğer oyuncular arasında farklı kılıyor.

She is a key playmaker in the company's marketing strategies.

Şirketin pazarlama stratejilerinde kilit bir oyun kurucu.

The team relies on their playmaker to create scoring opportunities.

Takım, gol pozisyonları yaratmak için oyun kurucularına güveniyor.

The playmaker's decision-making skills are crucial in high-pressure situations.

Oyun kurucusunun karar verme becerileri, yüksek stresli durumlarda çok önemli.

He excels as a playmaker due to his quick thinking and precise passing.

Hızlı düşünme ve hassas pasları sayesinde oyun kurucu olarak öne çıkıyor.

The playmaker's role is to create opportunities and dictate the flow of the game.

Oyun kurucusunun rolü fırsatlar yaratmak ve oyunun akışını yönlendirmek.

The team's success is often attributed to the playmaker's leadership on the field.

Takımın başarısı genellikle oyun kurucusunun sahada gösterdiği liderliğe atfediliyor.

His ability to read the game makes him a valuable playmaker for the team.

Oyunun gidişatını okuyabilme yeteneği, onu takım için değerli bir oyun kurucu yapıyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir