playmate

[ABD]/'pleɪmeɪt/
[İngiltere]/'plemet/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. oyun için arkadaş; oyunlar için ortak
Word Forms
Pluralplaymates

Örnek Cümleler

His chief playmate was his dog.

En yakın oyun arkadaşı köpeğiydi.

playmates ducking each other in the pool;

havuzda birbirlerine giren oyun arkadaşları;

children often have a playmate at school

Çocukların okulda genellikle bir oyun arkadaşı olur.

she is looking for a playmate for her dog

Köpeği için bir oyun arkadaşı arıyor.

having a playmate can help improve social skills

Bir oyun arkadaşı olması sosyal becerileri geliştirmeye yardımcı olabilir.

the siblings were always each other's playmates

Kardeşler her zaman birbirlerinin oyun arkadaşıydı.

playdates are scheduled for the children to meet their playmates

Çocukların oyun arkadaşlarıyla tanışmaları için oyun buluşmaları planlanıyor.

she enjoys spending time with her playmates

Oyun arkadaşlarıyla vakit geçirmekten keyif alıyor.

a good playmate can make a significant impact on a child's development

İyi bir oyun arkadaşı, bir çocuğun gelişimi üzerinde önemli bir etki yaratabilir.

the twins are inseparable playmates

İkizler ayrılmaz oyun arkadaşlarıdır.

having a loyal playmate can provide emotional support

Sadık bir oyun arkadaşı duygusal destek sağlayabilir.

playmates often engage in imaginative games together

Oyun arkadaşları genellikle birlikte hayali oyunlar oynarlar.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir