playpen

[US]/'pleɪpen/
[UK]/'plepɛn/
Frequency: Very High

Translation

n. küçük çocukların oynayabileceği alan.
Word Forms
Pluralplaypens

Example Sentences

The baby is playing in the playpen.

Bebek oyun parkında oynuyor.

She put her toddler in the playpen while she cooked dinner.

Akşam yemeği hazırlarken küçük çocuğunu oyun parkına koydu.

The playpen is a safe place for babies to play.

Oyun parkı, bebeklerin güvenle oynayabileceği güvenli bir yerdir.

The puppy was confined to the playpen until it was potty trained.

Köpek yavrusu, tuvalet eğitimi alana kadar oyun parkına kapatıldı.

She decorated the playpen with colorful toys.

Oyun parkını rengarenk oyuncaklarla dekore etti.

The playpen can be easily folded for storage.

Oyun parkı, saklamak için kolayca katlanabilir.

The playpen provides a contained area for children to play in.

Oyun parkı, çocukların içinde oynayabilecekleri kapalı bir alan sağlar.

The playpen is made of durable materials.

Oyun parkı dayanıklı malzemelerden yapılmıştır.

She bought a playpen to keep her twins safe while she worked.

İkizlerini güvende tutmak için çalışırken bir oyun parkı satın aldı.

The playpen is a versatile baby product that can be used indoors or outdoors.

Oyun parkı, iç veya dış mekanlarda kullanılabilecek çok yönlü bir bebek ürünüdür.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now