The polity was governed by a council of elders.
Ülke, yaşlıların bir konseyleri tarafından yönetiliyordu.
The polity implemented new laws to protect the environment.
Ülke, çevreyi korumak için yeni yasalar uyguladı.
The polity was known for its democratic principles.
Ülke, demokratik ilkeleriyle tanınıyordu.
The polity faced challenges from neighboring countries.
Ülke, komşu ülkelerden gelen zorluklarla karşı karşıyaydı.
The polity established a system of checks and balances.
Ülke, denge ve denetleme sistemi kurdu.
Citizens played a crucial role in the polity's decision-making process.
Vatandaşlar, ülkenin karar alma sürecinde önemli bir rol oynadılar.
The polity promoted equality and social justice.
Ülke, eşitliği ve sosyal adaleti teşvik etti.
The polity's constitution outlined the rights and responsibilities of its citizens.
Ülkenin anayasası, vatandaşlarının hak ve sorumluluklarını belirledi.
The polity's leaders were elected through a democratic process.
Ülkenin liderleri demokratik bir süreç yoluyla seçildi.
The polity prioritized transparency and accountability in governance.
Ülke, yönetişimde şeffaflığı ve hesap verebilirliği ön planda tuttu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir