polo shirt
polo gömlek
polo player
polo oyuncusu
polo match
polo maçı
polo club
polo kulüp
marco polo
Marco Polo
water polo
su topu
marco polo bridge
marqo polo köprüsü
We watched a wonderful polo match.
Harika bir polo maçı izledik.
Prince Charles is a keen polo player.
Prens Charles, poloya meraklı bir oyuncudur.
Marco Polo’s travelogue mentions that Kublai Khan sent envoys to Malgache.
Marco Polo'nun seyahatnamesi, Kubilay Han'ın Malgace'ye elçiler gönderdiğinden bahseder.
o, pantilde;o, bar, par, base, pase, bebe, Pepe, beca, peca, beso, peso, boca, poca, bolo, polo, bollo, pollo, bomba, pompa, Buda...
o, pantilde;o, bar, par, base, pase, bebe, Pepe, beca, peca, beso, peso, boca, poca, bolo, polo, bollo, pollo, bomba, pompa, Buda...
He enjoys playing polo on weekends.
Hafta sonları polo oynamaktan keyif alıyor.
She bought a new polo shirt for the party.
Parti için yeni bir polo tişörtü aldı.
Polo is a popular sport in many countries.
Polo, birçok ülkede popüler bir spordur.
He prefers polo over soccer.
Futbola göre polo'yu tercih ediyor.
The polo match was intense and exciting.
Polo maçı yoğun ve heyecan vericiydi.
She wore a polo neck sweater to stay warm.
Sıcak kalmak için bir polo yaka kazak giydi.
Polo players need to have good hand-eye coordination.
Polo oyuncularının iyi el-göz koordinasyonuna sahip olmaları gerekir.
They organized a charity polo tournament to raise funds.
Fon toplamak için bir hayırsever polo turnuvası düzenlediler.
The polo field was well-maintained and spacious.
Polo sahası bakımlı ve genişti.
Polo ponies are specially trained for the sport.
Polo midileri bu spor için özel olarak eğitilir.
polo shirt
polo gömlek
polo player
polo oyuncusu
polo match
polo maçı
polo club
polo kulüp
marco polo
Marco Polo
water polo
su topu
marco polo bridge
marqo polo köprüsü
We watched a wonderful polo match.
Harika bir polo maçı izledik.
Prince Charles is a keen polo player.
Prens Charles, poloya meraklı bir oyuncudur.
Marco Polo’s travelogue mentions that Kublai Khan sent envoys to Malgache.
Marco Polo'nun seyahatnamesi, Kubilay Han'ın Malgace'ye elçiler gönderdiğinden bahseder.
o, pantilde;o, bar, par, base, pase, bebe, Pepe, beca, peca, beso, peso, boca, poca, bolo, polo, bollo, pollo, bomba, pompa, Buda...
o, pantilde;o, bar, par, base, pase, bebe, Pepe, beca, peca, beso, peso, boca, poca, bolo, polo, bollo, pollo, bomba, pompa, Buda...
He enjoys playing polo on weekends.
Hafta sonları polo oynamaktan keyif alıyor.
She bought a new polo shirt for the party.
Parti için yeni bir polo tişörtü aldı.
Polo is a popular sport in many countries.
Polo, birçok ülkede popüler bir spordur.
He prefers polo over soccer.
Futbola göre polo'yu tercih ediyor.
The polo match was intense and exciting.
Polo maçı yoğun ve heyecan vericiydi.
She wore a polo neck sweater to stay warm.
Sıcak kalmak için bir polo yaka kazak giydi.
Polo players need to have good hand-eye coordination.
Polo oyuncularının iyi el-göz koordinasyonuna sahip olmaları gerekir.
They organized a charity polo tournament to raise funds.
Fon toplamak için bir hayırsever polo turnuvası düzenlediler.
The polo field was well-maintained and spacious.
Polo sahası bakımlı ve genişti.
Polo ponies are specially trained for the sport.
Polo midileri bu spor için özel olarak eğitilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir