predestines

[US]/ˌpriːˈdɛstɪnz/
[UK]/ˌpriːˈdɛstɪnz/

Translation

v. önceden belirlemek; önceden atamak; tayin etmek veya emretmek; kaderde olmak

Phrases & Collocations

fate predestines

kader belirler

life predestines

hayat belirler

destiny predestines

akıbet belirler

love predestines

aşk belirler

time predestines

zaman belirler

choice predestines

seçim belirler

future predestines

gelecek belirler

journey predestines

seyahat belirler

path predestines

yol belirler

Example Sentences

fate predestines our paths in life.

kader, hayatımızdaki yollarımızı belirler.

she believes that love predestines her future.

o, aşkın geleceğini belirlediğine inanıyor.

some say that destiny predestines our choices.

bazıları kaderin seçimlerimizi belirlediğini söylüyor.

he feels that his career predestines him for greatness.

o, kariyerinin onu büyük işlere yönelttiğini hissediyor.

life experiences often feel like they are predestined.

hayat deneyimleri genellikle kaderinde varmış gibi gelir.

many cultures believe that the stars predestine our lives.

birçok kültür yıldızların hayatımızı belirlediğine inanır.

he thinks that fate predestines certain events.

o, kaderin bazı olayları belirlediğini düşünüyor.

she feels that her journey was predestined from the start.

o, yolculuğunun başından beri kaderinde yazılı olduğunu hissediyor.

some believe that love predestines us to meet certain people.

bazıları aşkın belirli insanlarla tanışmamızı kaderinde yazdığını düşünüyor.

he often contemplates how life predestines our relationships.

o, hayatın ilişkilerimizi nasıl şekillendirdiğini sık sık düşünüyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now