predominations

[US]/prɪˈdɒmɪneɪʃənz/
[UK]/prɪˈdɑːmɪneɪʃənz/

Translation

n. öne çıkma durumu; egemenlik
v. öne çıkma; egemen olma; kontrol etme ya da etkileme

Example Sentences

the predominations of certain species in this ecosystem indicate a healthy environment.

Bazı türlerin bu ekosistemdeki baskın durumu, sağlıklı bir çevreyi göstermektedir.

historians study the cultural predominations of ancient civilizations to understand their influence.

Tarihçiler, eski uygarlıkların kültürel baskınlarını inceleyerek onların etkisini anlamaya çalışırlar.

economic predominations shift as new markets emerge and technology advances globally.

Ekonomik baskınlar, yeni pazarların ortaya çıkması ve teknolojinin küresel olarak ilerlemesiyle değişir.

the political predominations within the council often dictate the legislative agenda.

Kurul içindeki siyasi baskınlar, genellikle yasama programını belirler.

he argued that the predominations of social media platforms affect public discourse significantly.

O, sosyal medya platformlarının baskınlarının kamusal tartışmaları önemli ölçüde etkilediğini savunuyor.

understanding the predominations of specific genetic traits helps in medical research.

Bazı genetik özelliklerin baskınlarını anlamanın tıbbi araştırmalarda faydası vardır.

the predominations of gothic architecture are visible in the city's oldest cathedral.

Gothic mimarinin baskınları, şehrin en eski katedralinde görülebilir.

market analysts observe the predominations of trends to predict future stock movements.

Piyasa analstleri, trendlerin baskınlarını gözlemleyerek gelecekteki hisse senedi hareketlerini tahmin etmeye çalışırlar.

linguistic predominations in border regions often result in unique dialects.

Sınır bölgelerindeki dilsel baskınlar, genellikle benzersiz ağılların oluşmasına neden olur.

the predominations of renewable energy sources are crucial for sustainable development.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının baskınları sürdürülebilir gelişim için kritiktir.

critics discussed the predominations of specific themes in the author's latest novel.

Kritikler, yazarın en son romanında belirli temaların baskınlarını tartıştı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now