prepositive

[ABD]/priːˈpɒzɪtɪv/
[İngiltere]/priˈpɑːzɪtɪv/

Çeviri

adj. bir ismi takip eden; bir edat ile ilgili
n. bir ifadede diğerinin önünde gelen bir kelime; edatlı ifade

İfadeler ve Kalıplar

prepositive adjective

prepozitif sıfat

prepositive position

prepozitif konum

prepositive phrase

prepozitif ifade

prepositive element

prepozitif öğe

prepositive clause

prepozitif yan cümle

prepositive noun

prepozitif isim

prepositive modifier

prepozitif değiştirici

prepositive construction

prepozitif yapı

prepositive rule

prepozitif kural

prepositive usage

prepozitif kullanımı

Örnek Cümleler

his prepositive attitude helped the team succeed.

onun olumlu tutumu, takımın başarılı olmasına yardımcı oldu.

she made a prepositive decision to change careers.

kariyer değiştirmek için olumlu bir karar verdi.

prepositive thinking can lead to better outcomes.

olumlu düşünmek daha iyi sonuçlara yol açabilir.

they approached the project with a prepositive mindset.

proje, olumlu bir zihniyetle yaklaştılar.

a prepositive leader inspires confidence in others.

olumlu bir lider, başkalarında güven uyandırır.

her prepositive feedback motivated the students.

olumlu geri bildirimi öğrencileri motive etti.

he always has a prepositive view on challenges.

zorluklara karşı her zaman olumlu bir bakışı vardır.

prepositive communication is key to teamwork.

olumlu iletişim, ekip çalışmasının anahtarıdır.

they maintained a prepositive atmosphere during the meeting.

toplantı sırasında olumlu bir atmosferi korudular.

her prepositive remarks lightened the mood.

olumlu yorumları havayı neşelendirdi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir