prevalency

[US]/ˈprɛvələnsɪ/
[UK]/ˈprɛvələnsɪ/

Translation

n. yaygın olma durumu veya yaygınlık

Phrases & Collocations

high prevalency

yüksek yaygınlık

low prevalency

düşük yaygınlık

increased prevalency

artmış yaygınlık

disease prevalency

hastalık yaygınlığı

prevalency rate

yaygınlık oranı

prevalency studies

yaygınlık çalışmaları

prevalency trends

yaygınlık eğilimleri

prevalency data

yaygınlık verileri

prevalency factors

yaygınlık faktörleri

prevalency assessment

yaygınlık değerlendirmesi

Example Sentences

the prevalency of obesity is rising in many countries.

obezitenin yaygınlığı birçok ülkede artıyor.

understanding the prevalency of mental health issues is crucial.

akıl sağlığı sorunlarının yaygınlığının anlaşılması çok önemlidir.

there is a high prevalency of diabetes in the elderly population.

yaşlı nüfus arasında diyabetin yaygınlığı yüksektir.

the prevalency of smoking has decreased over the years.

sigara içme yaygınlığı yıllar içinde azaldı.

research shows the prevalency of allergies is increasing.

araştırmalar alerjilerin yaygınlığının arttığını gösteriyor.

the prevalency of heart disease is alarming in urban areas.

şehirlerde kalp hastalığı yaygınlığı alarm verici düzeyde.

we need to address the prevalency of childhood obesity.

çocukluk obezitesinin yaygınlığına çözüm bulmamız gerekiyor.

the prevalency of misinformation can affect public opinion.

yanlış bilginin yaygınlığı kamuoyunu etkileyebilir.

studies indicate a high prevalency of anxiety disorders.

çalışmalar anksiyete bozukluklarının yaygın olduğununu gösteriyor.

the prevalency of certain diseases varies by region.

bazı hastalıkların yaygınlığı bölgeye göre değişir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now