primping

[US]/ˈprɪmpɪŋ/
[UK]/ˈprɪmpɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. özellikle bir aynanın önünde dikkatlice kendini bakım yapma veya giyinme eylemi
Word Forms
Pluralprimpings

Phrases & Collocations

primping time

hazırlık zamanı

primping routine

hazırlık rutini

primping session

hazırlık seansı

primping mirror

hazırlık aynası

primping kit

hazırlık seti

primping products

hazırlık ürünleri

primping style

hazırlık stili

primping area

hazırlık alanı

primping essentials

hazırlık olmazsa olmazları

Example Sentences

she spent hours primping before the big event.

büyük etkinlikten önce saatlerce hazırlanarak vakit geçirdi.

he enjoys primping his hair every morning.

Her sabah saçlarını hazırlamaktan keyif alıyor.

primping can be a relaxing way to start your day.

Hazırlanmak, gününüze başlamanın rahatlatıcı bir yolu olabilir.

she was primping in front of the mirror.

Aynanın önünde hazırlanıyordu.

they spent the afternoon primping for the party.

Parti için öğleden sonra hazırlanarak vakit geçirdiler.

he doesn't mind primping for special occasions.

Özel günler için hazırlanmaktan çekinmiyor.

primping can boost your confidence.

Hazırlanmak özgüveninizi artırabilir.

she loves primping her outfit with accessories.

Kıyafetini aksesuarlarla hazırlamayı seviyor.

primping is part of her daily routine.

Hazırlanmak onun günlük rutininin bir parçasıdır.

he was primping his beard before the photo shoot.

Fotoğraf çekimi öncesinde sakalını hazırlıyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now