| Plural | printmakers |
The printmaker carefully carved the design onto the linoleum block.
Matbaacı, deseni linolyum bloğa dikkatlice oydu.
She is a talented printmaker who specializes in etching.
O, baskı tekniklerinde uzmanlaşan yetenekli bir matbaacıdır.
The printmaker used traditional techniques to create stunning prints.
Matbaacı, çarpıcı baskılar yaratmak için geleneksel teknikler kullandı.
As a printmaker, he often experiments with different materials and methods.
Bir matbaacı olarak, farklı malzemeler ve yöntemlerle sık sık deneyler yapar.
The printmaker's studio was filled with the smell of ink and paper.
Matbaacının stüdyosu mürekkep ve kağıt kokusuyla doluydu.
She learned the art of printmaking from a master printmaker.
O, baskı yapma sanatını bir usta matbaacıdan öğrendi.
The printmaker's work is known for its intricate details and vibrant colors.
Matbaacının çalışmaları karmaşık detayları ve canlı renkleriyle bilinir.
He is considered one of the most innovative printmakers of his generation.
O, neslinin en yenilikçi matbaacılarından biri olarak kabul edilir.
The printmaker used a press to transfer the image onto paper.
Matbaacı, görüntüyü kağıda aktarmak için bir baskı makinesi kullandı.
She studied under a renowned printmaker to perfect her craft.
O, sanatını mükemmelleştirmek için tanınmış bir matbaacının yanında okudu.
The printmaker carefully carved the design onto the linoleum block.
Matbaacı, deseni linolyum bloğa dikkatlice oydu.
She is a talented printmaker who specializes in etching.
O, baskı tekniklerinde uzmanlaşan yetenekli bir matbaacıdır.
The printmaker used traditional techniques to create stunning prints.
Matbaacı, çarpıcı baskılar yaratmak için geleneksel teknikler kullandı.
As a printmaker, he often experiments with different materials and methods.
Bir matbaacı olarak, farklı malzemeler ve yöntemlerle sık sık deneyler yapar.
The printmaker's studio was filled with the smell of ink and paper.
Matbaacının stüdyosu mürekkep ve kağıt kokusuyla doluydu.
She learned the art of printmaking from a master printmaker.
O, baskı yapma sanatını bir usta matbaacıdan öğrendi.
The printmaker's work is known for its intricate details and vibrant colors.
Matbaacının çalışmaları karmaşık detayları ve canlı renkleriyle bilinir.
He is considered one of the most innovative printmakers of his generation.
O, neslinin en yenilikçi matbaacılarından biri olarak kabul edilir.
The printmaker used a press to transfer the image onto paper.
Matbaacı, görüntüyü kağıda aktarmak için bir baskı makinesi kullandı.
She studied under a renowned printmaker to perfect her craft.
O, sanatını mükemmelleştirmek için tanınmış bir matbaacının yanında okudu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir