propping up
destekleyerek
propping against
dayayarak
propping open
açık tutarak
propping forward
öne doğru dayayarak
propping down
aşağıya doğru dayayarak
propping side
yana doğru dayayarak
propping chair
sandalye dayayarak
propping wall
duvara dayayarak
propping device
dayama cihazı
propping structure
dayama yapısı
the child was propping up the books with a pillow.
Çocuk kitapları bir yastıkla destekliyordu.
he was propping the door open with a rock.
O kapıyı bir taşla açık tutuyordu.
she is propping her feet on the coffee table.
O, ayaklarını kahve masasına yaslıyordu.
they were propping the tent against the wind.
Onlar çadırı rüzgara karşı destekliyorlardı.
the artist was propping his canvas on an easel.
Sanatçı tuvalini bir kürdan üzerine yerleştiriyordu.
propping his chin on his hand, he stared into space.
Çenesini elinin üzerine yaslayarak boşluğa baktı.
she was propping her back against the wall for support.
Sırtını destek için duvara yaslıyordu.
propping the ladder against the house, he climbed up.
Merdiveni eve yaslayarak yukarı tırmandı.
he was propping his bike against the fence.
Bisikletini çitlere yaslıyordu.
propping her glasses on her nose, she began to read.
Gözlüğünü burnına yasayarak okumaya başladı.
propping up
destekleyerek
propping against
dayayarak
propping open
açık tutarak
propping forward
öne doğru dayayarak
propping down
aşağıya doğru dayayarak
propping side
yana doğru dayayarak
propping chair
sandalye dayayarak
propping wall
duvara dayayarak
propping device
dayama cihazı
propping structure
dayama yapısı
the child was propping up the books with a pillow.
Çocuk kitapları bir yastıkla destekliyordu.
he was propping the door open with a rock.
O kapıyı bir taşla açık tutuyordu.
she is propping her feet on the coffee table.
O, ayaklarını kahve masasına yaslıyordu.
they were propping the tent against the wind.
Onlar çadırı rüzgara karşı destekliyorlardı.
the artist was propping his canvas on an easel.
Sanatçı tuvalini bir kürdan üzerine yerleştiriyordu.
propping his chin on his hand, he stared into space.
Çenesini elinin üzerine yaslayarak boşluğa baktı.
she was propping her back against the wall for support.
Sırtını destek için duvara yaslıyordu.
propping the ladder against the house, he climbed up.
Merdiveni eve yaslayarak yukarı tırmandı.
he was propping his bike against the fence.
Bisikletini çitlere yaslıyordu.
propping her glasses on her nose, she began to read.
Gözlüğünü burnına yasayarak okumaya başladı.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now