protuberant belly
dışarı taşan karın
protuberant eyes
dışarı taşan gözler
protuberant features
dışarı taşan özellikler
protuberant stomach
dışarı taşan mide
protuberant nose
dışarı taşan burun
protuberant jaw
dışarı taşan çene
protuberant cheeks
dışarı taşan yanaklar
protuberant skin
dışarı taşan cilt
protuberant growth
dışarı taşan büyüme
protuberant shape
dışarı taşan şekil
the protuberant eyes of the owl help it see in the dark.
baykuşun dışarı doğru çıkan gözleri, karanlıkta görmesine yardımcı olur.
his protuberant belly indicated he enjoyed good food.
dışarı doğru şişkin karnı, iyi yemeklerden hoşlandığını gösteriyordu.
the protuberant features of the sculpture captured everyone's attention.
heykelin dışarı doğru çıkan özellikleri herkesin dikkatini çekti.
she wore a dress that accentuated her protuberant figure.
dışarı doğru şişkin vücudunu vurgulayan bir elbise giydi.
the protuberant veins on his arms were a sign of his strength.
kollarındaki dışarı doğru çıkan damarlar, gücünün bir işaretiydi.
protuberant rocks along the path made it difficult to walk.
yol boyunca dışarı doğru çıkan kayalar yürümeyi zorlaştırdı.
the protuberant bumps on the surface were caused by the heat.
yüzeydeki dışarı doğru çıkan tepecikler ısıdan kaynaklanıyordu.
his protuberant cheeks gave him a youthful appearance.
dışarı doğru şişkin yanakları ona genç bir görünüm kazandırdı.
the protuberant structure of the building was a unique design.
yapının dışarı doğru çıkan yapısı benzersiz bir tasarımdı.
she noticed the protuberant roots of the tree above the ground.
toprağın üzerinde ağacın dışarı doğru çıkan köklerini fark etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir