| Plural | puppeteers |
It is the role of the puppeteer to make these forms come alive.
Bu formların hayata geçirilmesinde kuklacının rolü vardır.
One puppeteer controls the doll's head, face, and right hand.
Bir kuklacı bebeğin başını, yüzünü ve sağ elini kontrol ediyor.
The puppeteer manipulated the strings with precision.
Kuklacı ipleri hassasiyetle kullandı.
The puppeteer brought the characters to life through skillful movements.
Kuklacı, becerikli hareketlerle karakterleri hayata geçirdi.
The puppeteer entertained the audience with a captivating performance.
Kuklacı, büyüleyici bir performansla seyirciyi eğlendirdi.
The puppeteer created a magical world on stage with his puppets.
Kuklacı, kuklalarıyla sahne üzerinde büyülü bir dünya yarattı.
The puppeteer's hands moved gracefully as he controlled the marionette.
Kuklacının elleri, kuklayı kontrol ederken zarifçe hareket etti.
The puppeteer's expertise in puppetry was evident in the flawless performance.
Kuklacının kuklacılık konusundaki uzmanlığı, kusursuz performanstan belliydi.
Children were mesmerized by the puppeteer's storytelling skills.
Çocuklar, kuklacının hikaye anlatma becerilerinden büyülenmişti.
The puppeteer's creativity shone through the unique characters he brought to the stage.
Kuklacının yaratıcılığı, sahneye getirdiği eşsiz karakterler aracılığıyla ortaya çıktı.
The puppeteer's dexterity allowed him to perform intricate movements effortlessly.
Kuklacının becerikliliği, karmaşık hareketleri zahmetsizce yapabilmesini sağladı.
Audiences were amazed by the puppeteer's ability to breathe life into inanimate objects.
Seyirciler, kuklacının cansız nesnelere hayat verme yeteneğine hayret etti.
It is the role of the puppeteer to make these forms come alive.
Bu formların hayata geçirilmesinde kuklacının rolü vardır.
One puppeteer controls the doll's head, face, and right hand.
Bir kuklacı bebeğin başını, yüzünü ve sağ elini kontrol ediyor.
The puppeteer manipulated the strings with precision.
Kuklacı ipleri hassasiyetle kullandı.
The puppeteer brought the characters to life through skillful movements.
Kuklacı, becerikli hareketlerle karakterleri hayata geçirdi.
The puppeteer entertained the audience with a captivating performance.
Kuklacı, büyüleyici bir performansla seyirciyi eğlendirdi.
The puppeteer created a magical world on stage with his puppets.
Kuklacı, kuklalarıyla sahne üzerinde büyülü bir dünya yarattı.
The puppeteer's hands moved gracefully as he controlled the marionette.
Kuklacının elleri, kuklayı kontrol ederken zarifçe hareket etti.
The puppeteer's expertise in puppetry was evident in the flawless performance.
Kuklacının kuklacılık konusundaki uzmanlığı, kusursuz performanstan belliydi.
Children were mesmerized by the puppeteer's storytelling skills.
Çocuklar, kuklacının hikaye anlatma becerilerinden büyülenmişti.
The puppeteer's creativity shone through the unique characters he brought to the stage.
Kuklacının yaratıcılığı, sahneye getirdiği eşsiz karakterler aracılığıyla ortaya çıktı.
The puppeteer's dexterity allowed him to perform intricate movements effortlessly.
Kuklacının becerikliliği, karmaşık hareketleri zahmetsizce yapabilmesini sağladı.
Audiences were amazed by the puppeteer's ability to breathe life into inanimate objects.
Seyirciler, kuklacının cansız nesnelere hayat verme yeteneğine hayret etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir