It is difficult to measure the quantifiable impact of social media on brand awareness.
Sosyal medyanın marka bilinirliği üzerindeki ölçülebilir etkisini ölçmek zordur.
Customer satisfaction is a quantifiable metric that businesses often track.
Müşteri memnuniyeti, işletmelerin sıklıkla takip ettiği ölçülebilir bir ölçüttür.
The success of the marketing campaign will be determined by quantifiable data.
Pazarlama kampanyasının başarısı ölçülebilir verilere göre belirlenecektir.
ROI (Return on Investment) is a quantifiable way to measure the profitability of a project.
ROI (Yatırımın Getirisi), bir projenin karlılığını ölçmenin ölçülebilir bir yoludur.
Employee productivity can be quantifiable through performance metrics.
Çalışan üretkenliği performans ölçütleri aracılığıyla ölçülebilir.
The company set quantifiable goals for revenue growth in the next quarter.
Şirket, önümüzdeki çeyrekte gelir artışı için ölçülebilir hedefler belirledi.
Quantifiable results are essential for evaluating the success of a research study.
Ölçülebilir sonuçlar, bir araştırma çalışmasının başarısını değerlendirmek için önemlidir.
Data-driven decisions rely on quantifiable information rather than intuition.
Veriye dayalı kararlar sezgi yerine ölçülebilir bilgilere dayanır.
The impact of climate change on agriculture is a complex issue that is not easily quantifiable.
İklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkisi kolayca ölçülemiyecek kadar karmaşık bir konudur.
Quantifiable data can help identify trends and patterns in consumer behavior.
Ölçülebilir veriler, tüketici davranışlarındaki eğilimleri ve kalıpları belirlemeye yardımcı olabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir