quickened pace
hızlandırılmış hız
quickened response
hızlandırılmış yanıt
quickened heartbeat
hızlandırılmış kalp atışı
quickened process
hızlandırılmış süreç
quickened growth
hızlandırılmış büyüme
quickened interest
hızlandırılmış ilgi
quickened action
hızlandırılmış eylem
quickened thinking
hızlandırılmış düşünme
quickened awareness
hızlandırılmış farkındalık
the runner quickened his pace as he approached the finish line.
Koşucu, bitiş çizgisine yaklaştıkça hızını artırdı.
her heart quickened when she saw the surprise party.
Sürpriz partiyi gördüğünde kalbi hızlandı.
the news quickened the interest of investors.
Haber, yatırımcıların ilgisini artırdı.
as the deadline approached, his work quickened significantly.
Son tarih yaklaştıkça, çalışması önemli ölçüde hızlandı.
the story quickened the pace of the movie.
Hikaye, filmin temposunu hızlandırdı.
she quickened her steps to catch the bus.
Otobusu yakalamak için adımlarını hızlandırdı.
the medication quickened his recovery process.
İlaç, iyileşme sürecini hızlandırdı.
the presentation quickened the team's decision-making.
Sunum, ekibin karar alma sürecini hızlandırdı.
his breathing quickened as he climbed the steep hill.
Dik yokuşu tırmanırken nefesi hızlandı.
the thrilling scene quickened the audience's excitement.
Heyecan verici sahne, seyircilerin heyecanını artırdı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir