racketeering

[ABD]/ˌræki'tiəriŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. şantaj, dolandırıcılık

Örnek Cümleler

The mafia was involved in racketeering activities.

Mafya, zimmete para geçirme faaliyetlerine karışmıştı.

He was arrested for racketeering and money laundering.

Zimmete para geçirme ve kara para aklama nedeniyle tutuklandı.

Racketeering is a serious crime that involves organized criminal activities.

Zimmete para geçirme, organize suç faaliyetlerini içeren ciddi bir suçtur.

The authorities cracked down on racketeering operations in the city.

Yetkililer, şehirdeki zimmete para geçirme operasyonlarına karşı sert önlemler aldı.

The company was accused of racketeering and corruption.

Şirket, zimmete para geçirme ve yolsuzlukla suçlandı.

Racketeering often involves threats, intimidation, and violence.

Zimmete para geçirme genellikle tehdit, sindirme ve şiddeti içerir.

He was convicted of racketeering charges.

Zimmete para geçirme suçlarından hüküm giydi.

Racketeering can have serious consequences for businesses and individuals.

Zimmete para geçirme, işletmeler ve kişiler için ciddi sonuçlara yol açabilir.

The government is cracking down on racketeering organizations.

Hükümet, zimmete para geçirme örgütlerine karşı sert önlemler alıyor.

Racketeering laws are designed to combat organized crime.

Zimmete para geçirme yasaları, organize suçla mücadele etmek için tasarlanmıştır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir