raincoated

[US]/ˈreɪnkəʊt/
[UK]/ˈreɪnkoʊt/
Frequency: Very High

Translation

n. yağmurdan korumak için giyilen su geçirmez kaban

Phrases & Collocations

hooded raincoat

kapüşonlu yağmurluk

Example Sentences

she put on a grey raincoat on top.

Üzerine gri bir yağmurluk giydi.

He had no raincoat on when the rain started.

Yağmur başladığında üzerinde yağmurluğu yoktu.

Who else's raincoat can this be?

Bu başkasına ait yağmurluk olabilir mi?

she belted her raincoat firmly.

Yağmurluğunu sıkıca bağladı.

it wouldn't be quite the thing to turn up in a raincoat and wellies.

Yağmurluk ve botlarla görünmek pek uygun olmazdı.

"The rain may hold off, but it won't hurt to take the raincoat with you."

"Yağmur durabilir, ancak yanınızda yağmurluk bulundurmak zarar vermez."

She pulled off her raincoat before entering the room.

Odaya girmeden önce yağmurluğunu çıkardı.

Umbrella and raincoats are what people need in rainy days.

Güneşli günlerde insanlar şemsiyeye ve yağmurluklara ihtiyaç duyar.

He took his neighbour's raincoats by mistake, so he hung them back outside.

Yanlışlıkla komşusuna ait yağmurlukları aldı, bu yüzden onları tekrar dışarıya asıp geri verdi.

Any kinds of PVC product could be repaired by the glue.Could be used for Waterbed , tube, Airbed, buoy, floating boat, raincoat, rain shoes and oter plastic products..etc.

Her türlü PVC ürün, yapıştırıcı ile onarılabilir. Su yatağı, boru, şişme yatak, can, yüzen tekne, yağmurluk, yağmur ayakkabıları ve diğer plastik ürünler için kullanılabilir... vb.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now