| Plural | ravagings |
ravaging storm
yıkıcı fırtına
ravaging fire
yıkıcı yangın
ravaging disease
yıkıcı hastalık
ravaging war
yıkıcı savaş
ravaging flood
yıkıcı sel
ravaging hunger
yıkıcı açlık
ravaging winds
yıkıcı rüzgarlar
ravaging plague
yıkıcı veba
ravaging earthquake
yıkıcı deprem
ravaging violence
yıkıcı şiddet
the storm is ravaging the coastal towns.
fırtına sahil kasabalarını yıkıma uğratıyor.
wildfires are ravaging the forest.
orman yangınları ormanı yakıp yıkıyor.
the disease is ravaging the population.
hastalık nüfusu yakıp yıkıyor.
years of neglect are ravaging the building.
yıllarca ihmal edilen bina yıkıma uğruyor.
poverty is ravaging many communities.
yoksulluk birçok topluluğu yakıp yıkıyor.
the flood is ravaging the farmland.
sel sularıyla taşkınlar tarım arazilerini yıkıma uğratıyor.
ravaging winds knocked down power lines.
Yıpratan rüzgarlar elektrik hatlarını devirdi.
conflict is ravaging the country.
çatışmalar ülkeyi yıkıma uğratıyor.
ravaging waves crashed against the cliffs.
Yıpratan dalgalar uçurumlara çarptı.
the invasion is ravaging the local culture.
işgal yerel kültürü yıkıma uğratıyor.
ravaging storm
yıkıcı fırtına
ravaging fire
yıkıcı yangın
ravaging disease
yıkıcı hastalık
ravaging war
yıkıcı savaş
ravaging flood
yıkıcı sel
ravaging hunger
yıkıcı açlık
ravaging winds
yıkıcı rüzgarlar
ravaging plague
yıkıcı veba
ravaging earthquake
yıkıcı deprem
ravaging violence
yıkıcı şiddet
the storm is ravaging the coastal towns.
fırtına sahil kasabalarını yıkıma uğratıyor.
wildfires are ravaging the forest.
orman yangınları ormanı yakıp yıkıyor.
the disease is ravaging the population.
hastalık nüfusu yakıp yıkıyor.
years of neglect are ravaging the building.
yıllarca ihmal edilen bina yıkıma uğruyor.
poverty is ravaging many communities.
yoksulluk birçok topluluğu yakıp yıkıyor.
the flood is ravaging the farmland.
sel sularıyla taşkınlar tarım arazilerini yıkıma uğratıyor.
ravaging winds knocked down power lines.
Yıpratan rüzgarlar elektrik hatlarını devirdi.
conflict is ravaging the country.
çatışmalar ülkeyi yıkıma uğratıyor.
ravaging waves crashed against the cliffs.
Yıpratan dalgalar uçurumlara çarptı.
the invasion is ravaging the local culture.
işgal yerel kültürü yıkıma uğratıyor.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now