receding hairline
saç dökülmesi
receding tide
çekilen gelgit
receding glacier
çekilen buzul
receding wave
çekilen dalga
receding horizon
çekilen ufuk
receding footsteps
çekilen ayak izleri
receding storm
çekilen fırtına
receding memory
çekilen anı
receding sound
çekilen ses
receding landscape
çekilen manzara
the receding tide revealed hidden treasures on the beach.
Gelgit çekilirken sahilde gizli hazineler ortaya çıktı.
his hairline is receding, showing signs of aging.
Saç çizgisi geriye doğru çekiliyor, yaşlanmanın belirtileri gösteriyor.
the receding glacier is a sign of climate change.
Geri çekilen buzul, iklim değişikliğinin bir işaretidir.
as the storm passed, the receding clouds revealed a clear sky.
Fırtına geçtikten sonra, çekilen bulutlar berrak bir gökyüzü ortaya çıkardı.
she noticed the receding footsteps behind her.
Arkadaşının geriye doğru giden ayak izlerini fark etti.
the receding economy has caused many businesses to close.
Gerileyen ekonomi birçok işletmenin kapanmasına neden oldu.
he felt a sense of loss as he watched his childhood memories receding.
Çocukluk anıları geriye doğru çekilirken bir kaybın duygusunu hissetti.
with each passing year, the receding shoreline changes the landscape.
Her geçen yıl, geri çekilen kıyı şeridi manzarayı değiştiriyor.
the receding sound of laughter echoed in the empty hall.
Kahkahanın sesi boş salonda yankılandı.
she could see the receding figures of her friends as they walked away.
Arkadaşları uzaklaşırken onların geriye doğru giden figürlerini görebiliyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir