reclined

[US]/rɪˈklaɪnd/
[UK]/rɪˈklaɪnd/
Frequency: Very High

Translation

v. geri yaslanmak veya uzanmak; eğilmek veya kıvrılmak

Phrases & Collocations

reclined chair

yaslanmış sandalye

reclined seat

yaslanmış koltuk

reclined position

yaslanmış pozisyon

reclined back

yaslanmış sırt

reclined sofa

yaslanmış kanepe

reclined lounge

yaslanmış dinlenme alanı

reclined bed

yaslanmış yatak

reclined posture

yaslanmış duruş

reclined angle

yaslanmış açı

reclined view

yaslanmış manzara

Example Sentences

she reclined on the couch, enjoying her favorite book.

O, en sevdiği kitabı okuyarak koltuğa yaslandı.

after a long day, he reclined in the chair and closed his eyes.

Uzun bir günün ardından, o sandalyeye yaslanıp gözlerini kapattı.

the passenger reclined his seat to get more comfortable.

Yolcu daha rahat olmak için koltuğunu geriye yasladı.

she reclined by the pool, soaking up the sun.

O, havuzun yanında uzanarak güneşin tadını çıkardı.

he reclined against the wall, lost in thought.

O, duvara yaslanarak düşüncelere dalmış haldeydi.

the dog reclined at her feet, feeling safe.

Köpek, kendini güvende hissederek ayaklarının yanında uzanıyordu.

she reclined on the bed, ready for a nap.

O, uyku için hazır olarak yatağa uzandı.

he reclined the seat further to take a quick rest.

O, kısa bir dinlenme için koltuğu daha da geriye yatırdı.

they reclined on the grass, watching the stars.

Onlar çimenlere uzanarak yıldızları izlediler.

she reclined back and let the music wash over her.

O geriye yaslandı ve müziğin üzerini kapmasına izin verdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now