faith redeems
iman kurtarır
love redeems
aşk kurtarır
grace redeems
lütuf kurtarır
time redeems
zaman kurtarır
money redeems
para kurtarır
life redeems
hayat kurtarır
action redeems
eylem kurtarır
forgiveness redeems
bağışlar kurtarır
experience redeems
deneyim kurtarır
sacrifice redeems
fedakarlık kurtarır
she believes that love redeems us all.
o, aşkın bizi kurtardığına inanıyor.
his hard work redeems his past mistakes.
zor çabası geçmiş hatalarını telafi ediyor.
the coupon redeems a discount on your purchase.
kupon, alışverişinizde bir indirim sağlar.
forgiveness redeems relationships and heals wounds.
bağışlama ilişkileri kurtarır ve yaraları iyileştirir.
the charity redeems hope for many families.
hayır kurumu birçok ailenin umudunu yeniden canlandırıyor.
art often redeems the mundane aspects of life.
sanat, hayatın sıradan yönlerini sık sık kurtarıyor.
he redeems his time by volunteering.
gönüllü olarak zamanını geçirerek değerlendiriyor.
the program redeems points for rewards.
program ödüller için puanları kullanıyor.
she feels that education redeems society.
eğitimin toplumu kurtardığına inanıyor.
faith redeems those who seek it earnestly.
inanc, onu samimi bir şekilde arayanları kurtarır.
faith redeems
iman kurtarır
love redeems
aşk kurtarır
grace redeems
lütuf kurtarır
time redeems
zaman kurtarır
money redeems
para kurtarır
life redeems
hayat kurtarır
action redeems
eylem kurtarır
forgiveness redeems
bağışlar kurtarır
experience redeems
deneyim kurtarır
sacrifice redeems
fedakarlık kurtarır
she believes that love redeems us all.
o, aşkın bizi kurtardığına inanıyor.
his hard work redeems his past mistakes.
zor çabası geçmiş hatalarını telafi ediyor.
the coupon redeems a discount on your purchase.
kupon, alışverişinizde bir indirim sağlar.
forgiveness redeems relationships and heals wounds.
bağışlama ilişkileri kurtarır ve yaraları iyileştirir.
the charity redeems hope for many families.
hayır kurumu birçok ailenin umudunu yeniden canlandırıyor.
art often redeems the mundane aspects of life.
sanat, hayatın sıradan yönlerini sık sık kurtarıyor.
he redeems his time by volunteering.
gönüllü olarak zamanını geçirerek değerlendiriyor.
the program redeems points for rewards.
program ödüller için puanları kullanıyor.
she feels that education redeems society.
eğitimin toplumu kurtardığına inanıyor.
faith redeems those who seek it earnestly.
inanc, onu samimi bir şekilde arayanları kurtarır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir