redemptive grace
kurtarıcı lütuf
redemptive work
kurtarıcı eser
redemptive power
kurtarıcı güç
redemptive love
kurtarıcı sevgi
redemptive sacrifice
kurtarıcı fedakarlık
redemptive plan
kurtarıcı plan
the healing power of redemptive love.
kurtarıcı sevginin iyileştirici gücü.
I think, in part, we mythologize sacrifice, ennoble it with layer upon layer of redemptive they-did-not-suffer-and-die-in-vain meaning, because it enables us to bear the pain of loss.
Bence kısmen fedakarlığı mitolojikleştiriyor, boşuna acı çekip ölmeyenlerin kurtarıcı anlamıyla katman üzerine katman yücelterek, çünkü bu bize kaybın acısını göze almamızı sağlıyor.
The movie had a redemptive ending.
Film, kurtarıcı bir sonuca sahipti.
She found redemptive qualities in her difficult past.
Zorlu geçmişinde kurtarıcı nitelikler buldu.
His speech was filled with redemptive messages.
Konuşması kurtarıcı mesajlarla doluydu.
The redemptive power of forgiveness is profound.
Affetmenin kurtarıcı gücü derindir.
The novel explores themes of redemption and redemptive love.
Roman, kurtuluş ve kurtarıcı aşk temalarını işler.
Her actions had a redemptive impact on those around her.
Eylemleri çevresindeki insanlar üzerinde kurtarıcı bir etkiye sahipti.
The redemptive value of helping others is immeasurable.
Başkalarına yardım etmenin kurtarıcı değeri ölçülemez.
He sought a redemptive purpose in his life.
Hayatında bir kurtarıcı amaç aradı.
The redemptive nature of art can heal wounds.
Sanatın kurtarıcı doğası yaraları iyileştirebilir.
The character's journey was one of redemptive transformation.
Karakterin yolculuğu kurtarıcı bir dönüşümdü.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir