He's a proud redneck who loves hunting and fishing.
O, avcılığı ve balıkçılığı seven gururlu bir kızıl saçlıdır.
Some people stereotype rednecks as being uneducated.
Bazı insanlar kızıl saçlıların eğitimsiz olduğunu varsayımlar.
The redneck culture is often associated with country music and pickup trucks.
Kızıl saçlı kültürü genellikle country müziği ve kamyonetlerle ilişkilendirilir.
He's a true redneck, always wearing a camo hat and boots.
O gerçek bir kızıl saçlıdır, her zaman kamuflajlı bir şapka ve botlar giyer.
Rednecks are known for their love of BBQ and beer.
Kızıl saçlılar, mangal ve bira sevdalarıyla tanınırlar.
She grew up in a redneck town where everyone knew each other.
Herkesin birbirini tanıdığı bir kızıl saçlı kasabada büyüdü.
Rednecks are often portrayed in movies as tough and rugged individuals.
Kızıl saçlılar genellikle filmlerde sert ve sağlam kişiler olarak tasvir edilir.
Despite his redneck appearance, he's actually a skilled mechanic.
Kızıl saçlı görünüşüne rağmen, aslında yetenekli bir tamircidir.
The redneck stereotype is often exaggerated and misunderstood.
Kızıl saçlı klişesi genellikle abartılır ve yanlış anlaşılır.
She married a redneck from the deep South and embraced his way of life.
Güney'in derinliklerinden bir kızıl saçlıyla evlendi ve onun yaşam tarzını benimsedi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir