reflections

[ABD]/riˈflekʃənz/
[İngiltere]/riˈflekʃənz/

Çeviri

n. bir şeyi derinlemesine düşünme eylemi; bir yüzeyden yansıyan görüntüler veya ışık; duygu veya düşüncelerin ifade edilmesi

İfadeler ve Kalıplar

Reflections on life

Hayata dair düşünceler

Reflections in the mirror

Aynadaki yansımalar

Deep reflections

Derin düşünceler

Momentary reflections

Geçici yansımalar

His/Her reflections on the past

Geçmişe dair düşünceleri

Capture reflections in photography

Fotoğrafçılıkta yansımaları yakalayın

The lake's reflections shimmered.

Gölün yansımaları parlıyordu.

Reflections of the sunset

Gün batımının yansımaları

The book sparked many reflections.

Kitap birçok düşünceyi tetikledi.

Örnek Cümleler

The lake's surface held the reflections of the trees.

Gölün yüzeyi ağaçların yansımalarını taşıyordu.

Her eyes reflected her joy at the news.

Gözleri haber karşısında yaşadığı sevinci yansıtıyordu.

The mirror showed clear reflections of his face.

Ayna yüzünün net yansımalarını gösteriyordu.

He pondered the reflections on his life.

Hayatındaki yansımaları düşündü.

The moonlight cast soft reflections on the snow.

Ay ışığı kar üzerine yumuşak yansımalar düşürdü.

Her paintings often feature abstract reflections of emotions.

Resimleri genellikle duyguların soyut yansımalarını içerir.

The ripples in the water created dancing reflections.

Sudaki dalgalar dans eden yansımalar yarattı.

He saw his own reflections in the glass window.

Cam pencerede kendi yansımalarını gördü.

The city lights provided dazzling reflections on the river.

Şehir ışıkları nehir üzerinde göz kamaştırıcı yansımalar sağladı.

She tried to find some reflections of herself in her work.

Çalışmalarında kendi yansımalarını bulmaya çalıştı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir