Relatedly, the individualist falls into the pitfalls of reification, whereas the holist puts an end to the agency through the model of “over-socialization” of the individual.
İlgili olarak, bireyselci somutlaştırmanın tuzaklarına düşerken, bütüncü ise “bireyin aşırı sosyalizasyonu” modeli aracılığıyla ajansı sona erdirir.
The reification of abstract concepts can sometimes lead to misunderstandings.
Soyut kavramların somutlaştırılması bazen yanlış anlamalara yol açabilir.
Reification of stereotypes can perpetuate harmful biases in society.
Stereotiplerin somutlaştırılması, toplumda zararlı önyargıları sürdürebilir.
The reification of beauty standards can negatively impact self-esteem.
Güzellik standartlarının somutlaştırılması öz saygı üzerinde olumsuz etkide bulunabilir.
The reification of historical events in textbooks can shape students' perspectives.
Tarihi olayların ders kitaplarında somutlaştırılması öğrencilerin bakış açılarını şekillendirebilir.
Reification of cultural traditions helps preserve heritage for future generations.
Kültürel geleneklerin somutlaştırılması, gelecek nesiller için mirası korumaya yardımcı olur.
The reification of emotions in art allows for deeper connections with the audience.
Sanatta duyguların somutlaştırılması, izleyiciyle daha derin bir bağ kurmayı sağlar.
Reification of data into visualizations can aid in understanding complex information.
Verilerin görselleştirmeler halinde somutlaştırılması, karmaşık bilgileri anlamayı kolaylaştırabilir.
She often struggles with the reification of her dreams into achievable goals.
Genellikle hayallerini ulaşılabilir hedeflere dönüştürmekle mücadele ediyor.
The reification of societal norms can limit individual freedom and expression.
Toplumsal normların somutlaştırılması bireysel özgürlüğü ve ifadeyi sınırlayabilir.
Relatedly, the individualist falls into the pitfalls of reification, whereas the holist puts an end to the agency through the model of “over-socialization” of the individual.
İlgili olarak, bireyselci somutlaştırmanın tuzaklarına düşerken, bütüncü ise “bireyin aşırı sosyalizasyonu” modeli aracılığıyla ajansı sona erdirir.
The reification of abstract concepts can sometimes lead to misunderstandings.
Soyut kavramların somutlaştırılması bazen yanlış anlamalara yol açabilir.
Reification of stereotypes can perpetuate harmful biases in society.
Stereotiplerin somutlaştırılması, toplumda zararlı önyargıları sürdürebilir.
The reification of beauty standards can negatively impact self-esteem.
Güzellik standartlarının somutlaştırılması öz saygı üzerinde olumsuz etkide bulunabilir.
The reification of historical events in textbooks can shape students' perspectives.
Tarihi olayların ders kitaplarında somutlaştırılması öğrencilerin bakış açılarını şekillendirebilir.
Reification of cultural traditions helps preserve heritage for future generations.
Kültürel geleneklerin somutlaştırılması, gelecek nesiller için mirası korumaya yardımcı olur.
The reification of emotions in art allows for deeper connections with the audience.
Sanatta duyguların somutlaştırılması, izleyiciyle daha derin bir bağ kurmayı sağlar.
Reification of data into visualizations can aid in understanding complex information.
Verilerin görselleştirmeler halinde somutlaştırılması, karmaşık bilgileri anlamayı kolaylaştırabilir.
She often struggles with the reification of her dreams into achievable goals.
Genellikle hayallerini ulaşılabilir hedeflere dönüştürmekle mücadele ediyor.
The reification of societal norms can limit individual freedom and expression.
Toplumsal normların somutlaştırılması bireysel özgürlüğü ve ifadeyi sınırlayabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir