relaciones

[US]/rɪˈleɪʃənz/
[UK]/rɪˈleɪʃənz/
Frequency: Very High

Translation

n. kişiler, kuruluşlar veya şeyler arasındaki bağlantılar veya ilişkiler; iki veya daha fazla kavramın, nesnenin veya insanın bağlantılı olduğu şekil; kişiler arasındaki romantik veya cinsel ilişkiler

Phrases & Collocations

relaciones públicas

Türk_çevirisi

relaciones internacionales

Uluslararası ilişkiler

tener relaciones

ilişki sahibi olmak

relaciones diplomáticas

Diplomatik ilişkiler

buenas relaciones

iyi ilişkiler

relaciones laborales

iş ilişkileri

mantener relaciones

ilişkileri sürdürmek

romper relaciones

ilişkileri kesmek

malas relaciones

kötü ilişkiler

deteriorar relaciones

ilişkileri kötüleştirmek

Example Sentences

the company has established strong business relations with international partners.

Şirket, uluslararası ortaklarıyla güçlü iş ilişkileri kurmuştur.

diplomatic relations between the two nations have improved significantly this year.

İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler bu yıl önemli ölçüde iyileşti.

public relations department handles all communications with the media.

Halkla ilişkiler departmanı, medya ile tüm iletişimleri yönetir.

trade relations have been affected by the new tariffs imposed last month.

Ticaret ilişkileri, geçtiğimiz ay uygulanan yeni tarifelerden etkilenmiştir.

the incident has strained relations between the neighboring countries.

Olay, komşu ülkeler arasındaki ilişkileri gerginleştirmiştir.

we strive to maintain friendly relations with all our clients and partners.

Tüm müşterilerimiz ve ortaklarımızla dostane ilişkiler sürdürmeye çalışıyoruz.

international relations play a crucial role in global economic stability.

Uluslararası ilişkiler, küresel ekonomik istikrarın hayati bir rol oynamaktadır.

the government decided to break off diplomatic relations with the regime.

Hükümet, rejimiyle diplomatik ilişkileri kesmeye karar verdi.

building good relations with local communities is essential for sustainable business.

Sürdürülebilir iş için yerel topluluklarla iyi ilişkiler kurmak esastır.

relations between employees and management have improved since the new policies.

Çalışanlar ve yönetim arasındaki ilişkiler yeni politikalar nedeniyle iyileşmiştir.

the organization focuses on improving gender relations in the workplace.

Kuruluş, işyerinde toplumsal cinsiyet ilişkilerini iyileştirmeye odaklanmaktadır.

cultural relations between our countries have a long and rich history.

Ülkelerimiz arasındaki kültürel ilişkilerin uzun ve zengin bir tarihi vardır.

family relations become more complex as children grow older and start their own lives.

Çocuklar yaşlandıkça ve kendi hayatlarını yaşamaya başladıkça aile ilişkileri daha karmaşık hale gelir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now