I love to relive my childhood memories by looking at old photos.
Geçmişi yeniden yaşamak için eski fotoğraflara bakmayı seviyorum.
She often listens to music to relive stress after a long day at work.
Yoğun bir iş gününün ardından stresi azaltmak için genellikle müzik dinler.
Watching the movie made her relive the emotions she felt when she first saw it.
Filmi izlemek, onu ilk izlediğinde hissettiği duyguları yeniden yaşamasına neden oldu.
He wanted to relive the thrill of his first skydiving experience.
İlk paraşüt atlayışının heyecanını yeniden yaşamak istedi.
Traveling to the beach always helps me relive my happy summer vacations.
Sahile seyahat etmek her zaman mutlu yaz tatillerimi yeniden yaşamama yardımcı olur.
Reading old letters from loved ones can help you relive the memories of the past.
Sevdiklerinizden gelen eski mektupları okumak, geçmişin anılarını yeniden yaşamanıza yardımcı olabilir.
She watches old movies to relive the nostalgia of her youth.
Gençliğinin özlemini yeniden yaşamak için eski filmler izler.
Visiting the park where they first met allowed them to relive the moment they fell in love.
İlk tanıştıkları parkı ziyaret etmeleri, birbirlerine aşık oldukları anı yeniden yaşamalarına izin verdi.
Listening to their favorite band live helped them relive the excitement of their first concert together.
En sevdikleri grubu canlı dinlemek, ilk konserlerini birlikte yeniden yaşamalarına yardımcı oldu.
She reads her old diary to relive the emotions she felt during important moments in her life.
Hayatındaki önemli anlarda hissettiği duyguları yeniden yaşamak için eski günlüğünü okur.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir