reshaper

[US]/rɪˈʃeɪpər/
[UK]/rɪˈʃeɪpər/

Translation

n. bir şeyi yeniden şekillendiren veya reforme eden bir şey; bir şeyin biçimini yeniden şekillendirmek veya değiştirmek için kullanılan bir cihaz veya araç.

Phrases & Collocations

career reshaper

kariyer şekillendiren

life reshaper

hayat şekillendiren

mind reshaper

zihin şekillendiren

reality reshaper

gerçeklik şekillendiren

world reshaper

dünya şekillendiren

social reshaper

sosyal şekillendiren

cultural reshaper

kültürel şekillendiren

perspective reshaper

perspektif şekillendiren

identity reshaper

kimlik şekillendiren

landscape reshaper

manzara şekillendiren

Example Sentences

technology has become a powerful reshaper of human communication patterns.

teknoloji, insan iletişim kalıplarının güçlü bir yeniden şekillendiricisi haline gelmiştir.

immigration acts as a cultural reshaper in diverse societies.

Göç, çeşitli toplumlarda kültürel bir yeniden şekillendirici görevi görür.

economic crisis can serve as a social reshaper, changing power dynamics.

Ekonomik kriz, güç dinamiklerini değiştiren sosyal bir yeniden şekillendirici olabilir.

the industrial revolution was a major economic reshaper of world history.

Sanayi devrimi, dünya tarihinin önemli bir ekonomik yeniden şekillendiricisiydi.

urban planning transforms cities into social reshapers of community life.

Kentsel planlama, şehirleri topluluk yaşamının sosyal yeniden şekillendiricilerine dönüştürür.

climate change functions as an environmental reshaper of coastal regions.

İklim değişikliği, kıyı bölgelerinin çevresel bir yeniden şekillendiricisi olarak işlev görür.

social media operates as a political reshaper in modern democracies.

Sosyal medya, modern demokrasilerde siyasi bir yeniden şekillendirici olarak işlev görür.

education serves as a cognitive reshaper, developing young minds.

Eğitim, genç zihinleri geliştirerek bilişsel bir yeniden şekillendirici görevi görür.

the pandemic emerged as an unexpected global reshaper of work culture.

Pandemi, iş kültürünün beklenmedik bir küresel yeniden şekillendiricisi olarak ortaya çıktı.

artificial intelligence is becoming a transformative technological reshaper.

Yapay zeka, dönüştürücü bir teknolojik yeniden şekillendirici haline gelmektedir.

artistic movements act as cultural reshapers, challenging traditional values.

Sanatsal hareketler, geleneksel değerlere meydan okuyarak kültürel yeniden şekillendiriciler görevi görür.

renewable energy systems are reshaping themselves as environmental reshapers.

Yenilenebilir enerji sistemleri, kendilerini çevresel yeniden şekillendiriciler olarak yeniden şekillendiriyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now