resoundingly successful
kesin nişanlı
resoundingly positive response
olumlu tepkinin kesin olması
resoundingly clear message
kesin ve net mesaj
resoundingly loud applause
şiddetli alkışlar
The team won resoundingly in the championship game.
Takım, şampiyonluk maçında ezici bir farkla kazandı.
The resoundingly positive feedback boosted her confidence.
Ezici derecede olumlu geri bildirim özgüvenini artırdı.
The resoundingly loud applause filled the concert hall.
Ezici derecede yüksek alkışlar konser salonunu doldurdu.
The resoundingly clear instructions made it easy to follow.
Ezici derecede açık talimatlar onu takip etmeyi kolaylaştırdı.
She was resoundingly elected as the new president.
Yeni başkan olarak ezici bir farkla seçildi.
The resoundingly beautiful sunset painted the sky with vibrant colors.
Ezici derecede güzel gün batımı gökyüzünü canlı renklerle boyadı.
The resoundingly successful product launch exceeded all expectations.
Ezici derecede başarılı bir ürün lansmanı tüm beklentileri aştı.
His resoundingly powerful speech moved the audience to tears.
Onun ezici derecede güçlü konuşması seyircileri gözyaşına getirdi.
The resoundingly unanimous decision was reached after hours of discussion.
Saatlik tartışmalardan sonra ezici bir şekilde oybirliği kararı alındı.
The resoundingly positive attitude of the team members led to their victory.
Takım üyelerinin ezici derecede olumlu tutumu onların zaferine yol açtı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir