retroactive application
geriye işleyen uygulama
retroactive effect
geriye işleyen etki
a retroactive pay increase.
geriye yönelik bir maaş artışı.
a big retroactive tax increase.
büyük bir geriye dönük vergi artışı.
The new law will have a retroactive effect on all previous cases.
Yeni yasa, tüm önceki davalar üzerinde geriye dönük bir etkiye sahip olacak.
She received a retroactive pay raise for the months she worked without a raise.
Maas artışı olmadan çalıştığı aylar için geriye dönük bir maas artışı aldı.
The company implemented a retroactive policy to address the issue of unpaid overtime.
Şirket, ödenmemiş fazla mesai sorununu çözmek için geriye dönük bir politika uyguladı.
The retroactive changes to the contract caused confusion among the employees.
Sözleşmedeki geriye dönük değişiklikler, çalışanlar arasında kafa karışıklığına yol açtı.
The retroactive application of the new rule caught many people off guard.
Yeni kuralın geriye dönük uygulanması, pek çok kişiyi hazırlıksız yakaladı.
The retroactive nature of the decision meant that it affected past events.
Kararın geriye dönük niteliği, geçmiş olayları etkilediği anlamına geliyordu.
The retroactive tax increase resulted in protests from the public.
Geriye dönük vergi artışı, halktan protestolara yol açtı.
The retroactive cancellation of the event disappointed many attendees.
Etkinliğin geriye dönük olarak iptal edilmesi, pek çok katılımcıyı hayal kırıklığına uğrattı.
The retroactive application of the policy was met with resistance from the staff.
Politikanın geriye dönük uygulanması, personelden dirençle karşılandı.
The retroactive adjustment to the budget had unforeseen consequences.
Bütçeye yapılan geriye dönük ayarlama, öngörülemeyen sonuçlara yol açtı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir